wp_flash_img_show will display here (config: default)

 

2013 Sezonu Oyunumuz

HASAN SABBAH HİKÂYESİ

Hasan Sabbah Hakkında:
Dünya tarihinde önemli bir yere sahip olan Hasan Sabbah hakkında birçok gerçek ortaya atılmış, çeşitli efsaneler ve hikâyeler rivayet edilmiştir. Bunlardan en çok söylenenleri Büyük Selçuklu döneminde yasadığı ve kurduğu yapılanma ile devrine büyük korku saldığıdır. Aynı devirde yasamış ünlü şair, filozof, matematikçi ve gökbilimci olan Ömer Hayyam ve Büyük Selçuklu Devleti’nin başveziri ve “Siyasetname” adlı eseri yazan Nizamülmülk ile yakın arkadaş olduğu anlatılmıştır. Yine söylenene göre Büyük Selçuklu Hakanı Melikşah döneminde saraya kabul edilmiş, ancak bir anlaşmazlık sonucu ülke dışına sürülmüştür. Sürülmesinden bir süre sonra Hazar Denizi’nin güneyinde bulunan Elburz Dağları civarındaki Alamut kalesini ele geçirdiği ve orada kurduğu fedai yapılanmasıyla çeşitli suikastlar düzenleyerek Nizamülmülk basta olmak üzere Büyük Selçuklu Devleti için önemli olan birçok kişinin ölümüne sebep olduğu anlatılmaktadır. Kurduğu yapılanmanın Hasan Sabbah’ın ölümünden sonra uzun bir süre devam ettiği rivayet edilir. Batı’nın Sabbah ile ilk tanışması Marco Polo’nun büyük Moğol istilasından sonra Alamut’a yaptığı geziyle olmuştur. Herkesin bildiği gibi yabancı dillere “suikastçı” olarak geçen “assassin” (haşhaşin ya da esasiyun) kelimesinin kökenini oluşturan Hasan Sabbah’ın fedaileri, söylentiye göre dünyayı titretmeyi basarmıştır.


Oyun Hakkında:
Bu oyunun amacı Hasan Sabbah hakkında bilinmeyenleri aydınlatmak ve bilinen yanlışları, uydurulan efsaneleri düzeltmek değildir. Hasan Sabbah hakkında sayısız efsane ve hikâye yazılmış ve söylenmiştir. Anlatılanlar o kadar ilgi çekicidir ki, onları dinleyen ve okuyan bizler asıl gerçeği araştırmak istemeyecek kadar etkileniriz. Bizim için önemli olan Hasan Sabbah’ın gerçek kimliğinden çok hikâyelerdeki korkunç çekiciliği ya da iticiliği olmuştur. İşte bu durum, hikâyelerin ve efsanelerin insan hayatı, düşünceleri ve inançları üzerindeki etkilerini araştırmak için iyi bir fırsat doğurmaktadır. Oyun hakkında diğer bir durumsa, birbirinden farklı yollarda yürüyen Hasan Sabbah, Ömer Hayyam ve Nizamülmülk’ün temsil ettiklerinin, gündelik yaşantımızda karşılaştığımız zorluklara, engellere ve durumlara verdiğimiz tepkilerle örtüşmesidir. Verdiğimiz tepkilerin ve kararların bizi bazen Sabbah, bazen Hayyam, bazen de Nizam yaptığını fark ederiz. Gündelik hayatta duyduğumuz hikâyelerin üzerimizdeki etkileri nasıldır? Bizi ve tercihlerimiz ne kadar etkiler? Bize anlatılan hikâyelerin olayların ve fikirlerin gerçekliğinin günlük yaşantımız içinde sahiden bir yeri var mıdır? İnandığımız düşünceler ve fikirler içinde biz nerede duruyoruz? Bu sorulara cevap aramak ya da cevap uydurmak bu oyunda bizi ilgilendiren temel noktadır.